Uzmanından derinlemesine 2021 yılı ekonomi analizi

Ekonomist Önder Tavukçuoğlu, 2021 yılı riskleri ve beklentileri ile ilgili derinhisse bloğunda yayınlanan yazısında, Türkiye’nin yeni bir güç dengesi oluşturacağına ve izleyeceği çok yönlü politikalarla bir adım öne geçeceğine vurgu yaparak dünyada ve ülkemizde değişimlerin hızla devam edeceğini söyledi.

Uzmanından derinlemesine 2021 yılı ekonomi analizi
Bu içerik 30990 kez okundu.

Önder Tavukçuoğlu, “2020 yılı için değişim zamanı ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” dediğini hatırlatarak bundan sonraki her gelecek yılın farklı konularla birlikte değişimin devamı olacağını hatta 2020 yılını bile arar durumda olabileceğimizi belirtti.

Kartlar yeniden kuruluyor

Piyasaların ve yatırımcıların bu değişime ayak uydurmakta zorluk çektiğini ifade eden Ekonomist Önder Tavukçuoğlu, “Hala ekonomi, piyasa, ticaret, borsa ve paranın akış yönünü 90’lı yıllardaki kitaplarda yazdığı gibi sanan çok sayıda uzman, profesör, yatırımcı mevcut. Daha öncede bahsettiğim üzere, içinde bulunduğumuz dolar eksenli sistem çok zor zamanlar geçiriyor ve buna bağlı olarak yeni şekillenmeye çalışan dünya ekonomisi ve ticaretinde adeta kartlar yeniden kuruluyor. Bu değişimi ekonomi, ticaret, piyasalar, jeopolitik ve siyaset başlıklarında izliyoruz.” dedi.

ABD hakimiyetini devam ettirmek istiyor

Bu konulara bağlı olarak en büyük savaşı ABD ve Çin’in verdiğini ifade eden ekonomist Önder Tavukçuoğlu, ABD’nin dolar silahını kullanarak ve yeni moda 2017 yılından bu yana uyguladığı yaptırımlarla dünya üzerindeki hakimiyetini devam ettirmek istediğini vurguladı.

Çin ham madde tedarikini garantiye almak istiyor

Çin’in ise özellikle teknoloji alanında gücünü ve sinsi şekilde ipek yolu projesini devreye sokarak dünyanın bir numaralı ekonomisi olma yolunda hızla ilerlediğini söyleyen Tavukçuoğlu, Çin için diğer bir hakimiyet kurma isteğinin ise, özellikle Afrika’da maden sahalarını satın alarak kendi ham madde tedarikini garanti altına almak olduğunu belirtti.

Virüsün Çin kaynaklı olduğunu söylemek çok zor!

“ABD ve Çin ticaret savaşlarında olaya matematik olarak baktığımızda Çin’in, ABD ekonomisini geçebileceğini çok net olarak görmekteyiz” diyen Önder Tavukçuoğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Ancak, bir yıldan bu yana Covid-19 adlı virüs ortaya çıktıktan sonra çok farklı sonuçlar elde edebiliriz. Düşünün Covid-19 ‘un sorumlusu olarak tüm dünyada Çin gösterildi ve hepimizin hafızalarında Çin virüsü olarak kaldı. Bunun nedeni şu olabilir mi? Pandemi sürecinden sonra ABD tüm dünyayı organize ederek Çin’e çok yüklü tazminatlar ve yaptırımlar uygulayarak Çin ekonomisini çok geriye atabilir! Bence çok rahat bir şekilde bunu yapabilir gözüküyor. Bu durum dünyayı gerçek anlamlı bir kutuplaşmaya itebilir hatta ve hatta 3. Dünya savaşına zemin hazırlar daha uzun vadede. Bu bağlamda düşündüğümüzde bu virüsün Çin kaynaklı olduğunu söylememiz çok zor olacaktır.”

5G ‘ye geçiş hızını pandemi hızlandırdı!

Öte yandan tüm dünyanın 5G teknolojisine hızla hazırlanmakta olduğunu ifade eden Ekonomist Önder Tavukçuoğlu, “5G ‘ye geçiş süreci yani teknolojinin hakimiyetinin geçiş hızının pandemi dolayısı ile çok daha hızlandığını hepimiz görüyoruz. Covid-19 sırf bunun için bile çıkarılmış olabilir! Varsayım, ancak hiç kimse olmaz diyemez.” dedi.

Türkiye artık bu coğrafyada asla kaybedilmeyecek bir ülkedir

Ülkemiz özelinde en büyük değişikliğin jeopolitik konu başlığı altında gerçekleştiğini belirten Ekonomist Önder Tavukçuoğlu, “Türkiye’nin, Ortadoğu, Akdeniz, Kafkasya ve Balkanlar‘da hem askeri hem siyasal bakımdan hakimiyet kurması ve bu yönde kendine özgü bağımsız politikalar uygulaması uzun vadeli olarak bizlere çok büyük getirisi olacak aktif bir rol oynamaya başladığını gösteriyor. Tabii ki bu yeni şekillenme birçok ülkeyi rahatsız etmektedir ve bunun sonucu olarak sancılı bir süreçten geçmekteyiz. Ancak şöyle bir gerçek var ortada. Türkiye artık bu coğrafyada asla kaybedilmeyecek bir ülkedir ve savunma gücü çok ülkenin önüne geçmiştir. Ben kendi adıma ülkemizin yeni bir güç dengesi oluşturacağına ve izleyeceği çok yönlü politikalarla bir adım öne geçeceğine inanıyorum.” şeklinde konuştu.

“Bu paralel de diğer bir avantaj ise ABD ve Çin ticaret savaşlarının etkisiyle ülkemizin konumu itibarıyla hem Avrupa’ya hem Ortadoğu’ya hem de Kafkasya bölgesine yakınlığı her iki gücün vazgeçilmez bir partneri olacağı gerçeğini öne çıkaracaktır” diyen ekonomist Önder Tavukçuoğu, bu konularla birlikte ülkemizde hem iktidar hem muhalefet tarafında asla kendi içimizde bir çatışma ortamına girmememiz aksine çok daha sıkı bir şekilde dünyadaki değişime ayak uydurmak adına hep beraber çalışmamız gerektiği uyarısında bulundu.

Riskleri fırsata çeviren tarafta yer almak gerekiyor

Dünyada ve ülkemizde yeni fırsatlar ile birlikte değişimin her alanda, piyasalarda da dalgalanmanın şiddetli bir şekilde devam edeceğini belirten Tavukçuoğlu, hem ülke hem de yatırımcılar olarak risklerin korkusuyla yaşamak yerine riskleri fırsata çeviren tarafta yer almak gerektiğini belirtti.

Ekonomist Önder Tavukçuoğu, her konuda ve her alanda reformlar yapılırken konunun uzmanlarından oluşan kurullar kurularak (siyaset gözetmeksizin) düzenlemeler yapılması gerektiğini bu sayede de ülkemize güvenin çok daha kolay sağlanabileceğini ifade ederek önerilerini şu şekilde sıraladı:

Planlı tarıma geçilmelidir

Acil bir tarım politikası oluşturularak tüm ülke planlı tarıma geçmelidir. Önümüzdeki yıllarda en fazla konuşacağımız konu iklim değişikliğine bağlı olarak kuraklık, gıda güvenliği ve kıtlık risklerine karşı acil önlemler alınmalıdır. Planlı tarım dışında kooperatifleşme çok önemlidir bu noktada. Örneğin bir köyde 20 traktör ihtiyacı varsa 50 traktör olmasın. Ya da daha ölçülü ilaçlama ve gübreleme olsun kooperatifleşme sayesinde maliyetler düşürülsün.

5G ‘ye geçmeden aynı anda altyapı oluşturulmalı

Tüm dünyada ve ülkemizde 5G için hazırlıklar yapılırken ülkemiz özelinde ortak girişimler kurularak daha hızlı ilerlemek adına özerk yapılar oluşturulmalıdır devlet desteğiyle birlikte. Diğer taraftan 5G ile birlikte ülkemizin teknolojik güvenliği ( siber saldırı ) çok önemli olacaktır. Bu konuda 5G ‘ye geçmeden aynı anda altyapı oluşturulmalıdır.

Kurumsal yapılar için avantajlar uygulanmalı

Ülkemizde özellikle hızlı gelişecek ve markalaşabilecek sektör ve şirketlerin uygun teşviklerle birlikte birleşmeye teşvik edilmeleri zorunludur. Kurumsal yapılar için her türlü kanuni ve avantajlar uygulanmalıdır. (Hazır giyim, teknoloji, lojistik, enerji, savunma, tarım, gıda, sağlık, turizm, maden, kimya gibi sektörlerde)

Savunma sanayi girişim sermayesi oluşturulması yararlı olacaktır

Ülkemizin adeta son yıllardaki çıkış noktası olan savunma sanayi sektörünün daha aktif çalışması için özellikle finansman ve teknolojik destek almaları için önde gelen şirketler öncülüğünde ve Kalkınma Bankası liderliğinde bir savunma sanayi girişim sermayesi oluşturulması yararlı olabilecektir. Bu sayede sürdürebilirlik sağlanacaktır.

Yabancı ortaklıklar kurulmalı

Yatırım maliyeti yüksek olan madencilik, kimya ve enerji hatta tarım alanında bölgesel girişim fonları kurularak yurtdışından sermaye çekilebilmesi çok mümkündür. Ortaklık oranları yabancı payı %49 ‘u geçmeyecek şekilde girişim fonları kurulabilir. Ülkemiz kaynaklarının ekonomiye kazandırılması için yabancı ortaklıklar kurulmalı ve vergi teşvikleriyle desteklenmelidir. ( Kâr payı ortaklığı)

Dünyanın en az üçte ikisine satış yapmadan marka olunamıyor

Özel sektör olarak, yurtdışından marka satın alınmaya yönelik girişimler çok önemli olacaktır. Bu konuda devlet politikaları oluşturulup büyük tutarlı işlemlerde bazı vergi ve teşvik sistemleri oluşturulabilir. Günümüz dünyasında markalaşma olmadan yani dünyanın en az üçte ikisine satış yapmadan marka olunamıyor.

Ülke olarak eleştiriye değil çözümlere ihtiyacımız var

Ülkemizin en büyük eksikliği olan Merkez Bankası döviz rezervimizin arttırılması için çalışmalar yapılmalıdır. Bu konu ile ilgili geniş kapsamlı bir ekonomik kurul oluşturulup ortak bir uzlaşmada görüş birliğine varılabilir. (Bu konuda kendimin hazırladığı bir çalışma var en kısa zamanda gerekli yerlere ulaştırmak istiyorum.) Ülke olarak eleştiriye değil çözümlere ihtiyacımız var.

Kobilerin işletme ruhsatlarının bir değeri olsun!

Ülkemiz serbest piyasa kurallarına göre yönetilmektedir. Ancak, şöyle bir sorunumuz var. Her isteyen her türlü işletmeyi açabiliyor ve bu durum daha önce bu işe girmiş işletmeleri zora sokabiliyor. Bunun yerine; her mahalle, her ilçe ve her il nüfusu baz alınarak ihtiyaca göre işletme ruhsatı verilmelidir. Bu uygulama eczacılık sektöründe uygulanıyor. (Örneğin; bir mahallenin bir adet bakkala ihtiyacı varsa ikincisi için ruhsat verilmesin. Ya da manav, berber, oto tamircisi gibi her sektörde ) Bu sayede kobilerin işletme ruhsatlarının da bir değeri olsun.

Gayrimenkul yatırımlarından rant gelirleri elde edilebiliyor

Ülkemizde gayrimenkul yatırımları çok ilgi görüyor. Ancak bu ilgiden korkunç derecede rant gelirleri elde edilebiliyor. Bir kısım yüksek gelir sağlarken, başta devlet olmak üzere bu gelirden payını alamamaktadır. Örneğin herhangi bir yerde 1000 m2 bir arsanın rayiç değeri sadece 50.000 TL iken gerçek satış rakamı 1 milyon TL olabiliyor. Bu kayıt dışı ekonomiye de katkıda bulunuyor. Bu konu için devletin yetkilendirdiği değerleme uzmanları görevlendirilmelidir. Rayiç değerleri yeniden düzenlenmelidir.

Vatandaşın yastık altı birikimleri için cazip getiriler sunan çalışmalar yapılmalıdır

Ülkemizde vatandaşlarımızın yastık altı diye nitelendirdiğimiz yaklaşık olarak 300 milyar dolar büyüklüğünde olduğu düşünülen birikimlerinin var olduğu biliniyor. Bu birikimler için vatandaşa cazip getiriler sunan özel ve kamu bankalarıyla birlikte bir çalışma yapılmalıdır. Bu sayede hem döviz rezervleri konusunda hem de ekonomik büyüklük olarak çok faydalar elde edilebilecektir.

Kardeş aile olarak yüksek gelir seviyesindekiler yardımda bulunabilir

Dünyada ve ülkemizde en fazla korkulan ve tehlikeli olan sosyal patlamalardır. Bu durum hem insani hem de sosyoekonomik yönden gerçekten çok büyük bir sorundur. Ülkemizde gelir dağılımı tüm dünyada olduğu gibi çok dağınık bir yapıdadır. Yıllar geçtikçe üç grup varken; düşük gelirli, orta sınıf ve yüksek gelir grupları varken şu anda düşük gelir ve yüksek gelir sahibi gruplar mevcut hale gelmiştir. Bu durumun önüne geçmek için çalışmalar yapılmalıdır. Örneğin, ilk aklıma gelen yüksek gelir seviyesindeki gruplar düşük gelir seviyesindeki bazı aileleri kardeş aile olarak yardımda bulunabilirler. Ya da bir fon oluşturularak devlet haricinde de destekler sunulabilir.

Borsada işlem gören şirketler halka açıldığında yapılması gerekenler

Ülkemiz borsasında işlem gören şirketlerin, halka açıldıklarında şirket ortaklarının imtiyaz hakları iptal edilmelidir. Yatırımcıların hissesiyle şirketin hakim ortaklarının oy hakkı ve kar payı hakları eşit olmalıdır. Bu sayede halka açık şirketlerin değerlemeleri artarak çok büyük bir ekonomik büyüklük ortaya çıkabilecektir. Aynı zamanda adalet sağlanmış olacaktır. Ülkemize yabancı yatırımcı ilgisi de artabilecektir.

Kavgaya değil birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var

Ülkemizdeki kısır siyasi çekişmelere son verilip, sadece ülkemizi kalkındırmak için hep beraber çalışmak gerekiyor. Bunu sağlayacak olanlarda başta siyasilerimizdir. Zor bir dünyada yaşıyoruz kavgaya ihtiyacımız yok sadece birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Bunun içinde ilk adım bana göre seçimlerde milletvekili adaylarını halk seçsin. Bu sayede siyasi çekişmelerde son bulabilecektir.

Ekonomist Önder Tavukçuoğlu dünyada olabilecek riskleri de maddeler halinde sıraladı:

Pandemi sürecinin devamı ve olası yeni pandemi dalgaları.

İklim değişiklikleri ve sonucu olarak yüksek gıda fiyatları.

Olası jeopolitik çatışmalar.

Tüm dünyada işsizlik ve gelir dağılımına bağlı olarak sosyal patlamalar.

Yeni hakimiyet kaygılarıyla ülkeler arası çatışma .

Hakim sistemin tek merkezden yönetim isteği ve bağlı olarak tek din isteği .

Teknolojinin hakimiyetinin artmasıyla birlikte ülkelerin üretim ve finans güvenliğinin tehlike altında olması.

Dolar sisteminin hakimiyetini koruması adına finansal dalgalanmalar yaratılarak gelişmekte olan ülkelerin daha fazla sömürülmesi.

Ekonomik olarak ve savunma olarak ülkeler arası çok büyük farkların olması jeopolitik çatışmaların tetiklenmesi.

Genetik teknolojinin gelişmesiyle birlikte olası virüs savaşları.

Din savaşlarının yeniden ortaya çıkması.

Sanal paraların kullanımının amacını aşması.

 

Kaynak: derinhisse.com

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) 268 personel alacak
Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) 268 personel alacak
Ziraat Bank Azerbaycan Şuşa’da şube açacak
Ziraat Bank Azerbaycan Şuşa’da şube açacak